15 Nisan 2011 Cuma

Alışveriş Zaa-maa-nı

Evet bu günlerde canımın sıkıntısı çok fazlaydı.Ne yapsam geçiremedim diyordum ki alışveriş yapmadığım aklıma geldi.

Daha doğrusu biraz dolaşmaya ihtiyacım vardı diye düşündüm .Şöööyle bir güzel Kapalıçarşı'yla başlayıp gidebildiğim kadar yere gittim birazcıkta alışveriş yaptım tabi duramadım.




Bir de süse püse meraklı teyzeme aldım bu alttaki kahve takımını.Bayıldı .Yapılan kahve de ayrıca güzeldi :)



Sonracığıma leopardan asla vazgeçemeyen ben kendimi yine leopara verdim tabi.



Stradivarius'tan aldığım kahverengi hırkayla da hoş bir ikili olacaklar.Bu havalara güven olmuyor en iyisi kat kat giyinmek ve duruma göre üstümüzdekileri çıkarmak veya eklemeler yapmak.


Meraklısına not, pazardan aldım bu iki çantayı ama bayıldım .Çok kullanışlı içindeki zincirini pek kullanacağımı sanmıyorum ama yorulursam diye içinde tutmakta fayda var.


Efenim leopar demişken kemerini almazsam olmaz. (evet evet bugün sadece leoparlı şeyler aldım.Gözüm döndü.)





Aksesuaaaar, aksesuaaaar ..Olmazsa olmazlarımız bunlar hepsini de seve seve toparladım aldım :)


Bu şalı çok sevdim, Taksim'de girdiğim pasajların birinde tek başına köşede duruyordu .''BENİİ ALLLL'' diyordu hem de .Ben de gittim aldım tabi.




Mat oje almakla ilgili çok düşüncelerim vardı, alsam mı almasam mı,nasıl durur diye ama 2 tanesini alarak denedim bugün .Çok beğendim ve en kısa zamanda diğerlerinden de almalıyım.

Neyse ben gideyim cicilerimi yerleştirmeye ..

Sağlıklı ve mutlu kalınn ...

11 Nisan 2011 Pazartesi

Büyülü Kent

İstanbul ..
İyisiyle, kötüsüyle,kalabalığıyla belki de.İçinde barındırdığı milyonlarca hayal kırıklığı, mutlulukları, üzüntüleri var.
Şimdi bile şöyle bir gözlerinizi kapatın ve düşünün;kaç kişi biri onu incittiği için ağlıyor?, kaç kişi aldığı mutlu haberlerle gülümsüyor?, kaç tane çocuk ağlayarak gözlerini açıyor acaba dünyaya? ..Böyle uzuyor bu sorular.

Mutluluk tamam da üzüntüleri, İstanbul'dan biliyoruz çoğu zaman.Bu şehirin acıyı arttırdığını ama kimbilir kaçımız gözyaşlarımızı, sadece bir bank üzerinde denize bakarak döktük..Haykırmak istediğimiz onca şeyi kendi içimizde tuttuk.Şehir mi insanları değiştiriyor yoksa insanlar mı şehri? Bir şehir nasıl değiştirebilir insanı? Büyüsüyle ..
İstanbul'un kendine has o büyüsü.Trafiği, kalabalığı bir yana bırakın da deniz kenarında,denizin üstünde dans eden ışıklara bakarak salaş bir balıkçıda yenilen bir yemek.Size bunu en iyi İstanbul tattırır.

İstanbul'a gelen herkesin ilk uğrayacağı yer;Beyoğlu. O arka sokaklardaki huzuru hissetmeye çalışın, eski İstanbul'un tarihine dokunun.Uzun yıllardır aynı yerini koruyan dükkanlara uğrayın,kitapçıları dolaşın geçmişin size yakınlaştığını göreceksiniz.
Eminönü'yü keşfe çıkın.Tarihi bir balıkçıda karnınızı doyurun, o eski türk kahvelerinin tadını bulabileceğiniz yerlere uğrayın.Denize karşı kahvenizi yudumlarken zaman, her seferinden farklı olarak hızlı geçecek.Çarşılar ..Hâlâ balıkçıların önünde satılan lokmalar, turşu suları ..Geçmişe bir adım daha yaklaşacaksınız .






Siz siz olun, İstanbul'u hiçbir şey için suçlamayın .İyisiyle, kötüsüyle hayatı siz yaşıyorsunuz ve İstanbul'daysanız,kıymetini bilin.

Zaten yaşayanlar bilir.Ne kadar sevmiyorum deseniz de ne kadar gitmek isteyip gitmeye çalışsanız da; gittiğiniz yerde hatıralarınızın olduğu şehire, sizi büyülemiş yere geri dönersiniz .İstanbul, tüm güzelliğini ortaya sererek sizi kendine aşık eder.

1 Nisan 2011 Cuma

Topuksuz Topuklu

Başlık zaten bir garip .İçerik ondan da saçma .


Okuyan herkes biliyor sanırım ayakkabı zaafımı .Topuklu, babet, düz, spor ...Hepsi hepsi benim olsun diyordum kii şu aşağıdakileri gözümle görene kadar .




Abartıya tamam ama bu kadarının bana fazla olduğunu düşünüyorum .


Tabiki ilk kimlerde görebiliriz bu ayakkabıları ; 1.Victoria Beckham .2.Lady Gaga .




Görüntü bu yani .
Bana kalırsa pek hoş değil .Hatta hiç hoş değil ama siz ne düşünüyorsunuz merak ediyorum ??


23 Mart 2011 Çarşamba

Shopping Fest

Eveeet adından da anlaşılacağı gibi 40 gün 40 gece eğlencemiz ''Alışveriş festivalimiz'' var .Bu bayanların alışveriş yapmak için minik bahanelerinden biri aslında .Hoş %30 indirimlerde gayet güzel .

Bugün bende Beyoğlu'nda şöööyle güzel bir alışveriş ziyafeti çektim kendime .O kadar güzel ciciler, eşyalar var ki .Gerçekten hayran olmamak elde değil .Beyoğlu tam manasıyla alışveriş kokuyordu .

 

 

Bu kadar ayakkabı yeter sanırım .Daha var ama bu kadar yeter demem lazım sanırım .Sonra devam ederim .Çok güzel değiller mi ?

Sadece topuklu değil de şu aşağıda göreceğiniz spor ayakkabılarda ayrıı güzel .
Bakar mısınız çok şeker olmuş böyle Adidaslar .


Evet bir de eve gelince rahat etmek lazım .


Bu tatlı şeyler Penti'nin ev rahatlığı için sundukları ve daha bir sürü seçenekte var tabiki ama sağdakine sahip olduğumdan demiyorum böyle bir rahatlık yok kesinlikle tavsiyelerim arasında .

Bir de yolunuz düşerse Koton'a mutlaka uğrayın .Shopping Fest'e özel ürettiği tişörtleri dahil mükemmel bir koleksiyon var .



Ben bu ikisine baayılım ki daha çok şeker tişörtler mevcut .

Büyükcene bir dipnot :Mutlaka ve mutlaka Accessorize'a uğraayııın !Özellikle de ilk dükkan değilde aşağı tünele doğru inerken olana .Ben bayıldım .Şallar, çantalar, kolyeler hepsi harikkaaa .Ordaki adı sanırım Barış'tı .O arkadaşımızda bana fazlasıyla yardımcı oldu sağolsun tüm kaprislerimi çekti .Ona da burdan büüüüyük bir teşekkür ediyorum :)


Evvveeet benden bu kadar şimdi gidip aldıklarımı bir güzel yerleştirmem lazım .


Dipdipnot:Ayakkabı markalarını sormak isterseniz iiitinayla cevaplıyacağım efenim .

20 Mart 2011 Pazar

Hepsi Geri Dönüş İçin

Ahhaa yine geldim .Ne çok özledim bir şeyler yazmayı, konuma amaçsız başlamayı falan .Şimdi bile (evet evet bu cümleyi yazarken bile) devamını nasıl getiricem ?E geldin buraya neyle devam edicen ? (cen ceeğn diye efekte yapıyorum alttan) diye sorular soruyorum .Yok içmedim, aklım başında bunları yazarken .

Aslında blogger kapatıldığından beri girmeyi düşünmemiştim .Dns ayarlarımı ellemek falan amaaann ölme eşek ölme ama insan yazarak rahatlatıyor .Konuşacak kimsesi olmadığı anda hatta olsa bile konuşmak yerine yazmak, sadece kendisiyle kalmak istediği zamanları oluyor, insanların .Ha bunun için günlük var tabi ama burası da benim e-günlüğüm oldu napayım .Facebook, twitter, formspring ..Hepsinii kapattım .İnternetsiz günler geçirirken en çok blogumu özledim ve geri  döndüm .Napayım beni yasadışı işlere sokuyorlar .Ben mi yayınladım efenim maç yayını ?!Sen beni haksız yere engellersen ben de yasaklar delerim höh diyerek tripte yapıyorum .Bu arada anlamsız gelecek ama hatta buraya hiç uymayacak, demeden geçemiycem .Bu Ice Tea'lerin içinde alkol var mı acaba ?Her içtiğimde bi bozukluk yaratıyor bünyemde ama neyse iyidir .İçiniz, içiriniz .

Neyse konumu üstte saçmalarken buldum .İnternetten uzak kaldığım zamanlarda kendimi kitaplarıma verdim ve bir de şans bebekleri yapımına .
Ne mi okuyorum ?Uyum sağladım herkese .''Moskof Cariye Hürrem''' i okuyorum .
Evet efenim kitap kapağımız bu .
Süleyman'ın en gözdesi Osmanlı'ya 4 erkek 1 kız çocuğu veren Hürrem'in yaşantısını anlatıyor .Çocukluğu, kaçırılması, kaçırıldığında yaşadıkları ve Osmanlı'ya hediye edilişi ..Osmanlı'ya geldikten sonra sarayda yaşadıkları ve Süleyman'ın karşısına çıkana kadar yaşadığı her şey fazlasıyla iç karartıcı ve çoğu kişinin katlanamayacağı türden şeyler .Hürrem'i sevmez çoğu kimse ama onun gözünden, onun açısından düşündüğümüzde, yaptıkları o kadarda kötü kalmıyor güzeller güzeli sultanımızın .Ona tembih edilen ''unut ve öyle yaşa'' sözünü asla kabul etmeyen Hürrem başına gelen hiçbir şeyi unutmamakta ve ona kötülük yaşatan herkesi hatırlamakta .Böyle böyle gücüne kavuşuyor zaten .Erguvan rengini çok seven Hürrem'in yaşadıkları, saray hayatı, tarih severlerin fazlasıyla ilgisini çekeceğine eminim .

Meraklasına bir not ; Kitabın yazarı, Hürrem'in güzeller güzeli kızı Mihrimah'ın da romanını yazmış .Yeni çıkan bu kitabı da aldım .Hürrem'den sonra başlayacağım ilk kitap kendisi .Bilindiği üzre güzelliğiyle nam salmış ve adına bir sürü eserler ortaya konmuş .

Gelelim şu bebek işine .Hobi Meydan'dan alınan şans bebekleri .

Eveeet işte bu iki minik çıkıyor kutunun içinden .Yani yapmamız için gerekli malzemeler .İp ve iğnesine kadar içinde her şeyi var .Kumaşları olsun kafasına saç olarak yapıştıracağımız tüyleri falan .

Sıkıntıdan giriştiğim bu bebekler gerçekten çok sevimli oldular ve ben şans getirdiklerine inanmaya başladım .Bu tür el işlerinden hoşlananları denemesi gerek bir olay .Satın almak zorunda değilsiniz üstelik evde bulunan kumaşlarla, kurdelelerle olacak bir olay .Saçlarını da yünlerden örerek yapabilirsiniz .Şahsen daha sonra evde bulduğum kumaşlara kafasına örerek yaptığım saçlar çok güzel oldu .Vaktiniz varsa bu bebekleri yapmayı çok seveceksiniz benden demesi .


Şimdilik bu kadar laf söz yeter gidip kaşınmaya devam etmeliyim .(Alerji oldum ben yazık bana.) Sizi seviyorum ve özledimm .Müzik dinliyorum ya ben hep yok şimdi dinlemiyorum o yüzden öneremiyorum .Gidin televizyon izleyin o zaman .